Kızıldağ Merkez Cami

5 Temmuz 2025

Eşimle birlikte bir anda karar kılıp Karaisalı tarafına doğru gitmek istedik. Navigasyona Kabaklık Kamp Alanı yazıp yola koyulduk. Navigasyonla gitmek zevkli oluyor çünkü sizi farklı yollardan götürüyor böylelikle güzel manzaralarla karşılaşmış oluyorsunuz. Yeni Stadyumun oradan sağa sola sapmadan direk yoldan devam ettik. Sonra ıssız ve dar bir yola girdik. Villaların arasından hayvan barınağının yanından geçtik. Yol üstünde bulunan kaktüsler ve kaktüslerin üzerinde bulunan çocuk incirler bizi selamlıyordu. Karaisalı’ya yaklaştıkça karşımızda beliren yüce dağlar şefkatli bir dede gibi bize bakıyordu. Hatta bir ara Kapıkaya Kanyonunu belli belirsiz görür gibi olduk. Kabaklık Kamp Alanına gelmiştik. Burası Körkün Çayı üzerinde kurulmuş bir tesis. Burada kısa bir mola verdikten sonra Kızıldağ yaylasında bulunan Ramazanoğullarından kalma camiye gitmeye karar verdik. Bu caminin yerini navigasyonda bulamadık. Navigasyona Kızıldağ Yaylası yazıp hareket ettik. Karaisalı merkezine varmadan karşımıza Kızıldağ’ın tabelası çıktı. Tabelanın gösterdiği yöne doğru hareket ettik. Yol üstünde orta yaşlarda birini gördük. Bu sıcakta beklemesin diye adamı arabaya aldık. Adamdan izin alarak kendisini ses kaydı yapmak istediğimi söyledim:

  • Abi isim soy isim ne sizin?
  • Ahmet Cevdet Yeğenağa.
  • Ahmet Cevdet Yeğenağa, sanki ben bu ismi duydum ya. Yeğenağa soyadı?
  • Ali Münif Yeğenağa var Cumhuriyet tarihinin ilk belediye başkanı.
  • Kurtuluş Savaşında…
  • Akrabamız.
  • Kurtuluş Savaşına katılıyor hatta.
  • Bu İngilizlerin İstanbul’u işgal ettiğinde Atatürk’ün yanında mücadele ettiği için Malta Adasına sürgüne gönderiyorlar Ali Münif Yeğenağa’yı. Malta Adasından bir şekilde geri dönüyor daha sonra Atatürk ile birlikte mücadele yapıyor. 1922-1926 yılları arasında Adana belediye başkanlığı yapıyor. Daha sonra oğlu Turgut Yeğenağa 1970’li yıllarda Cumhuriyet Halk Partisinden milletvekilliği yapıyor. Kendisi de ilk dönem Mersin milletvekilliği yapıyor. Daha sonra Seyhan yani Adana milletvekilliği o zaman Seyhanmış. Üç dört dönem milletvekilliği yapıyor. Ali Münif Yeğenağa Caddesi var Büyük Saat’in orada taş döşeli bir yer. Belediye başkanı iken orayı yaptırıyor işte. Orayı yaptırdığında meclis üyeleri karşı geliyor “Reis sen oraya tayyare mi indireceksin” diyorlar. Ramazanoğlu Cami hikâyesine gelince İsmini bilmiyorum ama Ramazanoğlu Piri Mehmet Paşa diye biliyorum ben yaptıran. Ramazanoğlu Beyinin kızı hastalanıyor Adana’da. Hastalanınca o zamanki hekimler diyorlar: “bunu yaylalık bir yere götürmen lazım”. Ramazanoğlu Beyi de uç beylerini gönderiyor “gidin güzel bir yaylalık bir yer bulun”. Şu çıkışta Umut Alanı diye bir bölgemiz var. Kızıldağ’dan beş km önce Umut Alanını buluyorlar uç beyleri Ramazanoğlu Beyinin. Gidiyorlar sonra işte diyorlar: “Beyim böyle böyle bir yer var umut var ama su yok”. Umut var kelimesi de daha sonra Umut Alanı olarak kalıyor. Su şimdi var zamanla getirilmiş. Daha sonra Ramazanoğlu Cami olduğu yeri buluyorlar. Her yer cıvıl cıvıl su, asırlık çınar ağaçları var hala duruyor, görürsünüz. Kızını buraya gönderiyor, tebaasıyla birlikte. Kızı üç ay sonra iyileşiyor. İyileştikten sonra da kızının adına o zamanki ismi medrese, aşevi, cami, külliye; kızı iyileştiği için oraya yaptırıyor. Çakıt ırmağıyla Eğlence ırmağının arasını kızının adına vakfediyor. Halen de vakıf arazisi olarak geçiyor. Hikâyesi bildiğim kadarıyla bu şekilde.
  • Teşekkür ederim.

Yol boyu sağımız solumuz ardıç ve çam ağaçlarının oluşturduğu ormanlar bulunuyordu. Sanki bir yandan devler bir yandan da cüceler çıkacak gibi bir masal havası vardı. Ama Ahmet Cevdet Bey olmasa bu camiyi bulmamız çok zamanımızı alırdı. Çünkü bir sürü cami bulunuyordu ve hepsinin mimarisi birbirine çok benziyordu. Bu camilerde özellikle minareler dikkatimi çekti. Çünkü minareler genel itibariyle sacdan yapılmıştı. Tarihi Ramazanoğlu Caminin yanına geldik. Caminin yanında tahtalardan yapılmış çadırı andıran bir yapı bulunuyordu. Orası geçmiş dönemlerde adliye binası olarak kullanılmış. Caminin avlusuna girdiğimizde asırlık çınar ağaçları bizi bekliyordu. Ağaçların mübarek görüntüsü içimize huzur dolduruyordu. Caminin içine girdik. Ahmet Cevdet Bey cami içerisinde yaşanmış bir hikâye anlattı. Yıllar önce bir kış günü bilinmeyen bir nedenden dolayı üç genç camide kalmaya karar vermişler. Ve burada üç gencin cesedi bulunmuş. Gençler tırnaklarıyla caminin iç duvarlarına “biz burada herhangi bir saldırıya uğramadık. Ölürsek soğuktan donarak ölürüz” yazmışlar. Daha sonra bu yazıların üstü boya ile kapanmış.

Fotoğraf 32 Kızıldağ Merkez Cami

Caminin iç kısmı koyu bir renkle boyandığı için loş bir havası var. Caminin tavanı ahşap kaplı. Ve avizelerin olduğu yer çiçek deseni var. Ahşapların üstünde ters lale çiçekleri işlenmiş. Caminin minaresi ahşaptan yapılmış. Uzaktan baktığınızda renginden dolayı demir zannedebilirsiniz. Caminin arkasında ise mezarlık bulunuyor. Mezarlık tarihi ama mezar taşları üzerinde herhangi bir yazı bulunmuyor.

Kızıldağ Yaylası Karaisalı’ya bağlı ama yaz aylarında nüfusu 60 bini geçebilen bir yerleşim alanı. Buranın rakımı 1300’ü geçiyor.

 

İlgili Bloglar

Kozan Andıl Kalesi

Kozan Andıl Kalesi

kozan andıl
Arrow
MAZILIK KİLİSESİ

MAZILIK KİLİSESİ

MAZILIK
Arrow